AnasayfaGENEL BİLGİLERTARİHÎ SÜREÇİNSAN HAKLARI İHLALLERİULUSLARARASI POLİTİKADA YERİMISIR-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Genel:

Anasayfa

KRONOLOJİ

Hasan El-Benna (1906-1949)

SOSYO-EKONOMİK YAPI

Birleşmiş Milletler 2005 yılı verilerine göre kişi başına düşen milli gelirin 1.470 dolar olduğu Mısır, Afrika'nın en zengin ülkelerindendir. 1980 öncesinde iktisaden dünyanın en geri kalmış ülkeleri arasında yer alan Mısır, Enver Sedat döneminde alınan ekonomik tedbirlerle %10'luk bir kalkınma hızı göstermiş ve dünyanın en hızlı kalkınan ülkeleri arasına girmiştir.
Sulama sistemlerinin düzenlenmesinden önce tarımsal anlamda fakir ve dengesiz bir yapı gösteren Mısır, ekili alanların ülke topraklarının az bir bölümünü kapsamasına rağmen, Nil sularının kontrol altına alınması sayesinde tarım ve hayvancılık alanında önemli bir gelişme göstermiştir. Tarım ürünlerinden ve hayvancılıktan elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı %20'dir. Toplam işgücünün %32'si Mısır ekonomisinde ağırlıklı bir yer tutan tarım sektöründe çalışmaktadır (2001). Nil’in yıllık taşkınlarının ilk kez bütünüyle denetim altına alınmasını sağlayan Asvan Barajı, Mısır tarımsal üretiminin gelişmesinde ve bir yılda alınan ürün miktarının sayısının birden üçe çıkarılmasında önemli bir rol oynamakla birlikte, 1952’den sonra kademeli olarak gerçekleştirilen toprak reformunun da köklü bir değişiklik yaratarak küçük köylü işletmelerinin yaygınlaşmasına önemli bir katkısı olmuştur.
Mısır tarımının önemli bir özelliği de, ekime elverişli alanların yaklaşık dörtte üçünün ticari ürünlere ayrılmış olmasıdır. Dünyanın en büyük uzun elyaflı pamuk üreticisi olan Mısır, dünya pamuk üretiminde beşinci sırada yer almaktadır. Pamuk dışında bölgenin belli başlı ticari ürünleri arasında, şekerkamışı, domates, karpuz, soğan, patates ve portakal yer almaktadır. Diğer yandan dünyanın ikinci büyük hurma üreticisi olan Mısır'ın esas olarak iç tüketime dönük olarak ürettiği gıda maddeleri arasında mısır, pirinç, buğday, darı ve balkabağından bahsedilebilir.
Ülkedeki çayır ve otlaklar son derece az olmakla birlikte, çiftliklerde ve köylerde sınırlı düzeyde hayvancılık yapılmaktadır. Bölgede beslenen başlıca hayvanlar sığır, manda, deve, eşek, keçi ve koyun olup, kümes hayvanı ve güvercin yetiştiriciliği de yaygındır.
Balıkçılığın oldukça geliştiği Mısır'da, yılda 140 bin tona yakın balık ve su ürünü avlanırken, bunun yaklaşık olarak dörtte üçünü tatlı su balıkları oluşturmaktadır. Ancak buna karşın Asvan Barajı’nın, ırmak sularının taşıdığı besleyici maddeleri kesmesi nedeniyle Akdeniz kıyısında yürütülen balıkçılıkta belli bir gerileme olmuştur.
Maden kaynakları bakımından pek zengin olmayan ülkenin Batı ve Doğu çölleri ile Süveyş Körfezi ve Sinâ yarımadası bölgeleri, petrol bakımından zengindir. 1970’lerin ortalarında başlayan maden arama çalışmaları sonunda, ülkedeki petrol ve doğalgaz üretiminde önemli bir gelişme kaydedilmişse de, varılan seviye Ortadoğu ölçülerine göre düşüktür. Mısır'ın ticari düzeyde işletilen öteki madenleri arasında fosfat, demir cevheri, manganez, çinko, krom, uranyum ve altın yer almakta olup, maden gelirleri gayri safi yurtiçi hâsılanın %2'sini oluşturmaktadır. Ülkede, orman ürünlerinden de belli oranda yararlanılmaktadır.

Ülkedeki işgücünün %32’si tarımda, %17’si sanayide, %51’i ise hizmet sektöründe faaliyet göstermektedir (2001). II. Dünya Savaşı sonrasında "ithal ikameci" politikalar doğrultusunda başlatılan ve daha çok tarım ürünlerine dayanan sanayileşme, 1960’larda ağır sanayiye öncelik verilmesiyle daha kapsamlı ve hızlı bir sürece girmiş ve petrol, demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, şeker, pamuklu ve yünlü dokumacılık ile gıda işlemeciliği, Mısır'ın bugün önde gelen sanayi dalları içinde yerini almıştır.
Mısır’ın kalkınma harcamalarına bağlı olarak 1960’lardan beri yüksek düzeyde seyreden dış ticaret açığı, ihracat gelirlerindeki düşüş ve artan ithalat nedeniyle günümüzde de aynı eğilimi göstermektedir. Bu açığın finansmanında, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile petrol üreticisi Arap ülkelerinden alınan dış borçlar önemli bir yer tutmaktadır. İhracat gelirlerinin büyük ölçüde petrol ve petrol ürünleri ile ham pamuk, dokuma, kimyasallar, metalürji ve tarım ürünlerine dayandığı Mısır'da, başlıca ithalat kalemleri ise gıda ve ağaç ürünleri, makine ve ulaşım araçları, kimyasal maddeler ve madenlerden oluşmaktadır. Mısır’ın dış ticaretinde en önemli yeri ABD (%18,5), İtalya (%13,8), İngiltere (%8,5) ve Fransa (%4) tutmaktadır (2002).
Mısır'daki sanayi kuruluşlarının başında gıda maddesi, meşrubat ve sigara üretimiyle ilgili kuruluşlar gelmektedir. İkinci sırada ise tekstil ve deri fabrikalarıyla konfeksiyon atölyeleri yer almaktadır. Mısır'da üretilen pamuğun önemli bir kısmı ülkedeki fabrikalarda işlenmektedir. Söz konusu alanlar dışında bölgede, demir çelik, inşaat, elektrik donanımı, bazı mekanik aletlerle, madeni ve toprak eşya üretimi, kimya, mobilya, kağıt, ilaç ve plastik sektörleriyle ilgili sanayi kuruluşları yer almaktadır.

EKONOMİK GÖSTERGELER (2004)

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla   76,1 Milyar Dolar 
GSYİH Artış Oranı  %4,3 
Fert Başına Düşen Milli Gelir  1.310 Dolar 
İşsizlik Oranı  %11,5 
Enflasyon Oranı  %11,3 
İhracat  12,81 Milyar Dolar 
İthalat  20,769 Milyar Dolar 
Dış Borcu  34,3 Milyar Dolar 
İhracat Yaptığı Başlıca Ülkeler  AB ülkeleri, Ortadoğu ülkeleri, Asya ülkeleri, ABD 
İthalat Yaptığı Başlıca Ülkeler   AB ülkeleri, ABD, Asya ülkeleri, Ortadoğu ülkeleri 

Oldukça zengin tarihî eserleri, her mevsim uygun iklimi ve kıyıları ile turistlerin ilgisini çeken Mısır, dış ticaretindeki açığın bir kısmını da, turizm gelirleriyle kapatmakta olup, bölgenin turizm gelir kaynakları arasında, Firavunlar döneminden kalan piramitler, tapınaklar, kral mezarları ve sfenkslerle, İskenderiye feneri gibi tarihî önemi olan yapılar önemli bir yer tutmaktadır. Kahire'deki Amr b. el-Âs, Hz. Hüseyin, Sultan Hasan, Ezher, Tolunoğlu, İmam Şafii, Mehmed Ali Paşa camileri ile çok sayıda antik ve İslami eserin sergilendiği müzeler de, Mısır'ın önemli tarihî eserleri arasında yer almakta olup, ülkeye çok sayıda turist çekmektedir. Dalış meraklıları için bir cazibe merkezi olan Kızıldeniz'in turizm üzerindeki etkisi de unutulmamalıdır.
Sosyal alanda yapılan yatırımlardan biri de sağlık alanında olup, halk sağlığına yönelik olarak gerçekleştirilen düzenlemelerle sağlık hizmetlerinin kırsal alanlara kadar yaygınlaştırılması sağlanmıştır. Ancak buna rağmen kırsal kesimde, sağlık personeli açığı, halk sağlığını koruma önlemlerinin geriliği, yetersiz beslenme ve bazı hastalıkların yaygınlığı gibi problemler devam etmektedir. Bütün işçi ve kamu görevlilerinin sağlık sigortasından yararlandığı ülkede, alınan etkili önlemlerle bebek ölüm oranında ‰33,9 (2004) düzeyine düşen bir gerileme yaşanmıştır. İstatistikler, erkeklerde ortalama ömrün 68,22 yıl, kadınlarda ise 73,31 yıl (2004) olduğunu ortaya koymaktadır.
Çalışanların büyük çoğunluğunu kapsayan ülkedeki sosyal sigorta sistemi, emekli, dul ve yetim aylığı ile iş kazası, işsizlik, annelik, iş görmezlik ve hastalık yardımı gibi hizmetleri de içine almaktadır.